Sabah kahvaltısı sonrası ikinci günümüze, yemyeşil kırlar üzerindeki ineklere ve kuzulara selam vererek Amsterdam’ın şirin köyleri Marken ve Volendam turumuza başlıyoruz. İlk olarak, dar yolları, pencereleri çiçeklerle süslü rengarenk evleri, düzenli bahçeleri ve evlerin önünden geçen küçük kanallarıyla gerçek bir masal diyarı olan Marken Köyü’nü geziyoruz. Buradaki geleneksel yaşamı ve en önemli simgelerinden biri olan tahta ayakkabı (klomp) yapımını yakından görme fırsatı buluyoruz. Daha sonra, sadece 20 dakikalık bir mesafede bulunan Volendan Kasabası’na geçiyoruz. Denizdeki yelkenlileri, geleneksel Flemenk mimarisindeki renkli ahşap evleri, sahil boyunca sıralanmış kafe ve hediyelik eşya dükkanları ile bu şirin balıkçı kasabasında gezinti yapıyoruz. Ayrıca, Picasso ve Renoir gibi ünlü ressamların bir dönem yaşadığı bu kasabada, Hollanda’nın meşhur peynirlerini tatma ve satın alma imkanı buluyoruz. Bu iki köyü gezdikten sonra, kendinizi 17. yüzyılda hissedebileceğiniz Hollanda’nın masalsı Zaanse Schans yel değirmeni köyüne hareket ediyoruz. Koruma altına alınmış 13 adet aktif yel değirmeni ve 35 adet tarihi evden oluşan bu açık hava müzesini geziyor, geleneksel el sanatlarını ve yel değirmenlerinin işleyişini görme fırsatı yakalıyoruz. Zaanse Schans gezimizin ardından Amsterdam’a dönüş yapıyoruz. Akşam serbest zamanımızın ardından konaklama otelimizde.